Gönderen Konu: Offroad07 Alakır keşif Gezisi  (Okunma sayısı 15117 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Harun

  • Administrator
  • İleti: 3901
  • Cinsiyet: Bay
  • Ormanlarimdan bir dal kesenin başını keserim-Fatih
Ynt: ALAKIR KEŞİF GEZİSİ
« Yanıtla #30 : Aralık 08, 2010, 04:48:07 »
devlet baba şu lisansları yatırıma aç yerlere verse ne güzel olur ;D
bunlar daha iyi günlerimiz netice olarak.

Çevrimdışı dora

  • İleti: 1839
  • Cinsiyet: Bay
  • toros and toros
Ynt: ALAKIR KEŞİF GEZİSİ
« Yanıtla #31 : Aralık 08, 2010, 06:15:14 »
Sorun şu; HES için (hidroelektrik santrali) lisanslar satılığa çıkarıldı, yani bu işletme hakkı satın alınabilir hale geldi. Parası olan müteşebbis bildiğini okuma gayretinde, hatta ortalıkta bir tür lisans tacirliği türediği bile söylenmekte. Yani paranın sahibi doğayı umursamadan enerji üretmek ve satmak derdinde. Bu minvalde herşey apacık, görünür halde. Cukka sahibi daha fazla cukka derdinde, sudan faydalanan bölge sakinleri doğal olarak suyun derdinde.

Siz bir de soluduğumuz oksijenin özelleştirildiğini düşünsenize. Kafamızda birer oksijen sayacı, ay sonunda soluduğun kadar ödediğin fatura.

Toprak ana sorumsuzca tahrip ediliyor. Adamlar dünyanın içine ettik, yakın gelecekte hangi gezegende yaşayabiliriz derdinde araştırma kovalıyor, peyk gönderiyor, inceliyor. Mars'a bile fit olmuş durumdalar. Bir dünyaya bakın bir Mars'a, insanlık tehlike sinyalleri veriyor, bugün suyu için mücadele etmeyen yarın içecek bir gram su için diğerini gırtlaklayacak. Benim asıl merak ettiğim, toprak anayı düdükleyerek elde edilen para ne işe yarayacak? Bütün dert gücü kontrol hırsı mı?

Orman tahrip olmasın diye eşekle dolaşmaya razı haldeyim, adam dozerle buduyor ağaçları fütursuzca..


Asırlık kayda geçmemiş çınarları bile devirmişler inanın içim cız etti.
Niva 1041-firefly-Atlantis

Çevrimdışı vehbi

  • İleti: 699
  • Cinsiyet: Bay
  • vehbi / 1976 - Diyarbakýr-Ýzmir
Ynt: ALAKIR KEŞİF GEZİSİ
« Yanıtla #32 : Aralık 08, 2010, 06:27:58 »
merhaba
geziye dair not ve kareleri görünce cok mutlu oldum iyi dilekler ve tebrikler temenisinde bulunacaktım lakin devamı bu hevesimin kaybolmasına sebep oldu..
yönetenlerin , yönetilenlerden cahil olması kadar kötü bişey yok sanırım.. bunu mikro boyutta düşündüğümüzde bile bizlere afakanlar basıyor, mesela sizden çok daha dar görüşlü sef veya patronun altında çalışıtğınızı hayal edin.. her an insana bir eziyettir.. bu tarz insanların yönlendirdiği bir birey olmaktan utanç duyuyorum..
yapılacak şey elbette var.. önce en yakınımızdan başlayarak....
selamlar
"free as a bird"

Çevrimdışı taiga

  • Moderatör
  • İleti: 1721

Çevrimdışı Yevgeni

  • İleti: 7274
  • Cinsiyet: Bay

Çevrimdışı NÝVACI

  • İleti: 2377
  • Cinsiyet: Bay
  • 51 DEN BERÝ BURALARDAYIZ.
Ynt: Offroad07 Alakır keşif Gezisi
« Yanıtla #35 : Kasım 08, 2013, 12:38:10 »
Oldum olası aykırı bir adam olmaya gayret ettim kendince.
Birden Bu tarafım hortladı yine.
Fırsat bu fırsat dökün içinizi. Nasıl olsa itiraz edecek kimse yok.
Samimi olarak cevap verin kaçınızın balkonunda bir yeşil yaprak var.
Her zaman dediğim gibi uzaydan ışınlanmadınız.
Ülkemi severim sizi kapının dışına koyamıyacağıma göre :-* :-* :-*
anladýmki meskenim yaylalar daðlar

Çevrimdışı taiga

  • Moderatör
  • İleti: 1721

Çevrimdışı Yevgeni

  • İleti: 7274
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Offroad07 Alakır keşif Gezisi
« Yanıtla #37 : Kasım 08, 2013, 03:14:25 »
Fırsat bu fırsat dökün içinizi. Nasıl olsa itiraz edecek kimse yok.
Samimi olarak cevap verin kaçınızın balkonunda bir yeşil yaprak var.

Kaciniz diye sordun herkes uzadi, oradan bir yerden bakiyor.
Sen ben bir de Haldun bekci kaldik ortamda ha..

Çevrimdışı NÝVACI

  • İleti: 2377
  • Cinsiyet: Bay
  • 51 DEN BERÝ BURALARDAYIZ.
Ynt: Offroad07 Alakır keşif Gezisi
« Yanıtla #38 : Kasım 08, 2013, 03:55:55 »
Birde helvaya limon sıkmasam dahamı iyi olacak.
gerçi bazıları boşa gitmez merak etme harama meze ederiz derler. :D
anladýmki meskenim yaylalar daðlar

Çevrimdışı taiga

  • Moderatör
  • İleti: 1721
Ynt: Offroad07 Alakır keşif Gezisi
« Yanıtla #39 : Kasım 11, 2013, 09:17:57 »
Elektrikten uzak kalmak pek tercihim olmaz... Yani bilinçli olarak böylesi bir "kaçınık"lığı seç(e)mem...

Lakin gene de şehirden uzakta doğanın içinde sakin sessiz bir yer hayali çoğumuz gibi bizde de mevcut...

Karavancı bir abimiz Antalya Döşemealtı-Bademağacı köyüne yerleşti...

Bizi de çağırır "gelin buralar güzel" diye...

Açıkçası gönlümüzden geçen hep kuzey Ege ve Datça aksı üzerinde bir lokasyon, lakin oralarda bir yer edinmek sanırım boyumuzu aşan bir hamle...

Kazdağları hep kalbimizde ama Yevgeni den gelen son haberlerden sonra o projede rafa kalktı...

O nedenle Antalyalı dostlara sormak istedim...

Bu Bademağacı nı tanıyanınız bileniniz göreniniz var mı...

İklim, sosyal doku vb nasıl...

Daha da önemlisi Antalyanın sıcak yazına "serin bir alternatif"in ötesine sahip bir yöre mi...

Bilenler iki satır karalayabilirse ziyadesiyle sevinirim...




Çevrimdışı NÝVACI

  • İleti: 2377
  • Cinsiyet: Bay
  • 51 DEN BERÝ BURALARDAYIZ.
Ynt: Offroad07 Alakır keşif Gezisi
« Yanıtla #40 : Kasım 11, 2013, 01:30:48 »
Haldun Alakıra olan düşkünlüğünü bilirim.
Hesler hepimiz için antipatik elbette çağın niğmetlerini paylaşıp
Türkiyede Çevre türküsü tutturan batının gazına gelen istemezükçülerin yaygarasına kızmaktayım.
Bildiğin gibi rahatsızlık sebebiyle şehre inen bahtsız bedeviyim.
çok ciddi sağlık ve keyif aldığım o ortamı herkesin yaşamasını dilerim.
Affa sığınarak;
Düşünceleri iyi test etmeli hatta denemeli yazlı ve kışlı
Emin olunduğu zaman ufak tefek sorunlar halloolur
içine gireceğin farklı kültür ve entellektüellik'e alışabilmek farklı bir tahammül ister.
Ben kapımı kapar etrafa aldırmam diyebilirsin ama
komşuların bonkör kalender çıktı ne ala 
seni sağmalık gibi gören komşulara tahammül biraz zor olabilir
cahile laf anlatmak deveye hendek atlatmaktan zordur
Buralarda dedikodu bir sanattır kulakta bulunmalıdır
Dinlenmek kitap okumak vs dışında bedenende birşeyler yapmalı diye düşünürüm.
Gideceğin yer ne kadar hitap eder araştırmalıdır.
Herkesin güzel ölçüsü farklıdır
Tabi herkesin doğrularıda
Demem o durki gitmeli görmeli yörüklerde misafirlik üç gündür sonrasını gözlemeli
Amacım ayakları yere basarak karar alınmasıdır.
Bana kalsa videodaki gençlere komşu olur eksiklerini tamamlardım
Baki selam ve sevgilerimle
                                                                                                                                     Müebbet ev mahkumu  Burhan amca
anladýmki meskenim yaylalar daðlar

Çevrimdışı krosofrot

  • İleti: 238
  • Cinsiyet: Bay
  • LADAyý gezmek için kullanalým.
Ynt: Offroad07 Alakır keşif Gezisi
« Yanıtla #41 : Kasım 17, 2013, 10:19:02 »
Derdiniz doğa ağaç gibi görünsede nafile. düşmanlığınız bu ülkeye, belkide farkında değilsinizdir kimbilir. Güzel ülkemin 80 yılı nasıl heba edilmiş,bizden 25 yıl sonra kurulmuş almanyaya ba bizden nekadar ilerde  Yok olmaktan ellili yıllarda bizim kurtardığımız kore,ye bakın Atom bombası yemiş japonyaya bakın bizden nekadar ilerde.  Yeter artık bi oturun .DÜŞÜNÜN.
H�DURMASAM

Çevrimdışı taiga

  • Moderatör
  • İleti: 1721
Ynt: Offroad07 Alakır keşif Gezisi
« Yanıtla #42 : Kasım 18, 2013, 12:13:25 »
Bir mecliste adamın birisi hocaya sorar: Hocam bu kurban meselesi nasıl ortaya çıktı?

Hoca tam konuşacakken birisi ortaya atılır ve anlatır: “Hz. İsa’dan kavmi bir mucize istedi. Hz. İsa elindeki değneği yere attı ve değnek yılan oldu ve sonra dereye yöneldi dereyi ikiye yardı ve geçti. Oğlu Hz. Süleyman’ın da çocuğu olmuyordu. “Yarab, bir kız çocuğu verirsen sana kurban edeceğim” dedi. Kızı Fatma doğunca onu kesmeye dağa götürdü. İmtihanı kazanan Hz. Süleyman’a Cenab-ı Hak Azraille bir keçi gönderdi ve “al bunu kes” dedi. Değil mi hocam, yanlışım varsa düzelt.” deyince, hoca patlamış:

“Be adam neresini düzelteyim? İsa değil Musa idi; değnek değil asa idi; dere değil Kızıldeniz idi; Kurban eden Süleyman değil Hz. İbrahim idi; kızı Fatma değil oğlu İsmail’di; keçi değil koç idi; Azrail değil, Cebrail idi” demiş.

Çevrimdışı shadowturks

  • İleti: 1091
  • Cinsiyet: Bay
  • Erkan DEMiRCi
Ynt: Offroad07 Alakır keşif Gezisi
« Yanıtla #43 : Kasım 18, 2013, 05:58:09 »
Bir mecliste adamın birisi hocaya sorar: Hocam bu kurban meselesi nasıl ortaya çıktı?

Hoca tam konuşacakken birisi ortaya atılır ve anlatır: “Hz. İsa’dan kavmi bir mucize istedi. Hz. İsa elindeki değneği yere attı ve değnek yılan oldu ve sonra dereye yöneldi dereyi ikiye yardı ve geçti. Oğlu Hz. Süleyman’ın da çocuğu olmuyordu. “Yarab, bir kız çocuğu verirsen sana kurban edeceğim” dedi. Kızı Fatma doğunca onu kesmeye dağa götürdü. İmtihanı kazanan Hz. Süleyman’a Cenab-ı Hak Azraille bir keçi gönderdi ve “al bunu kes” dedi. Değil mi hocam, yanlışım varsa düzelt.” deyince, hoca patlamış:

“Be adam neresini düzelteyim? İsa değil Musa idi; değnek değil asa idi; dere değil Kızıldeniz idi; Kurban eden Süleyman değil Hz. İbrahim idi; kızı Fatma değil oğlu İsmail’di; keçi değil koç idi; Azrail değil, Cebrail idi” demiş.

alkışşş..